Aslında sigara hakkında bir şeyler yazmayı düşünüyordum ama sigara yasağını öncelikli olarak en azından kafamdan bertaraf etmeye karar verdim. Devletin halk sağlığını korumak adına yaptırımlar yapmasını sosyal devlet adına yararlı buluyorum fakat bu yaptırımlar uygulanırken kişisel özgürlükler üzerinde iyi düşünülmeli. Yapılan en büyük hatanın başka insanlara zarar vermenin yasaklanması yerine sigara tüketiminin yasaklanması olduğunu düşünüyorum. Sigara bağımlıların geçmişte bu antipatiyi yaratacak çok büyük hatalar yaptığını kabul ediyorum, bu ülkede yıllarca otobüslerde, sağlık merkezlerinde, uçaklarda ve bir çok kamusal alanda ölümüne sigara içildi ve içirildi. Bu durum kesinlikle pasif içicileri çok kötü etkiledi ve sağlık sorunlarına yol açtı. Ama en azından günümüzde sigaranın zararlı olmadığını ve içmeyenlere zorla solutulması gerektiğini savunan bir manyak tanımıyorum.  Dumansız Hava Sahası Kamusal alanlarda sigara içilebilen tamamen yalıtımlı ortamlar yaratmayı zorunlu kılan bir yasanın kişi özgürlüklerine müdahale etmeden amacına ulaşacağını düşünüyorum. Geçmişte bunun bir denemesi yapıldı fakat sınırlar yasada kesin olarak belirtilmediği için amacına ulaşamadı bu noktada eski kanun tasarısı daha somut hale getirilecekken faşizan bir yaptırım kanun oldu. Üstelik halk sağlığı adına bu derece sert bir sigara yasağı koyan devlet GDO'lu ürünler, kanser yapıcı maddeler ve halk sağlığı için tehdit içeren hormonlu meyve ve sebzeler için hiçbir yaptırımını hayata geçirmemekle kalmayıp örneğin Genetiği değiştirilmiş organizmalar için sınırları dünyaya açmakta hiç sakınca görmüyor. Sigara paketlerinin üzerindeki yazılardan sonra yeni bir düzenleme ile artık paketlerin üzerine şok edici, irrite edici resimler koymak zorunlu olacak. Bu uygulamaya karşı değilim, zararlı bir şeyi sempatik göstermeye gerek yok zaten ama aynı uyarıların ve irrite edici resimlerin hormonlu, kanser yapıcı ve GDO'lu gıdaların da üzerine konmasını talep ediyorum.
Dünyada benzer sigara yasaklarını uygulayan ülkeler Almanya, İngiltere, Avustralya, İrlanda, Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkeler. Bu ülkelerin tümünde sigara içilen eğlence mekanları ve sosyal tesislerde karlılıkların azaldığı gözlemlenmiş. Dünyada sigara yasağının özel mülkiyet ve ticari faaliyet haklarına saldırı olduğunu savunan oldukça güçlü bir muhalefet var. Ben bu noktada özel teşebbüslerde doğrudan yasak yerine sigara içilmeyen alanlara teşvik verilmesinin mantıklı olduğunu düşünüyorum. Mekanında sigara içirtmeyen işletmeler daha düşük vergilerle ödüllendirilebilir. İçirtmek isteyen mekan sahipleri de kesin sınırlarla ve hiçbir duman transferi gerçekleşmeyecek şekilde kapalı alanlar yapmaya zorunlu tutulmalı. Gelelim dumansız hava sahasına; Sağlık Bakanlığı'nı bu "Tam Dumansız Türkiye" afişlerini şehir meydanlarına dev boyutlarda asmaya davet ediyorum, kapalı alanlara değil. Hava kirliliği ne olacak, fabrika bacalarının ve sanayi atıklarının çevreyi ve havayı kirletmesine kim hangi kanunla müdahele edecek merak ediyorum. Bilim adamları Dünyadaki her 20 ölümden birinin nedeninin hava kirliliğiyle ilişkili olduğunu belirtiyorlar, en az sigara kadar ciddi bir sağlık problemi olduğu ortada, peki yaptırımlar nerede. Örneğin hava kirliliğinin sağlık üzerindeki etkilerini gösteren çarpıcı bir örnek ; 1999 yılları kirlilik düzeyleri karşılaştırıldığında daha yüksek değerler gözlenen Yatağan'da hastaneye yatış nedenleri arasında solunum sistemi hastalıklarının oranı % 28.2 olarak görülüyor. Diğer bölgelerde bu oran %10'larda. Tütün yasası bence arkasında başka şeyler gizliyor, bunu da zaman gösterecek. Örneğin sadece sigaranın değil tüm tütün mamüllerinin kapalı alanlarda tüketilmesi yasak, yani kapalı alanda tütün de çiğneyemezsiniz. Ayrıca sigara yasağını getirenler 20 yıl içinde sigaranın tamamen yasaklanacağını söylemekten de hiç çekinmiyorlar. Bu gibi anlamsız yaptırımlar arkada yatan başka sebeplerin olduğunu gösteriyor, diyorum ki hazır olun içki yasağı da yoldadır. Bazı kentlerde yeni açılan mekanlara içki ruhsatı verilmemesi, tekel bayilerin erken saatlerde kapatılması gibi içki yasağı sinyalleri verilmeye başladı bile. Bu tür yaptırımları hükümet yetki manyağı yaptığı Belediyeler aracılığı ile uyguluyor şimdilik. Böylelikle tepkiyi kendi üzerine çekmiyor. Ankara'da Bahçelievler semtine içki yasağı getirilmesi için Melih Gökçek tarafından referandum bile düzenlenmeye kalkışıldı, birileri anayasayı kafalarına fırlatmış olacak ki bu yanlıştan son anda dönüldü. Hemen belirteyim azaltmaya çalışan kaypak bir sigara bağımlısıyım fakat içkiyle aram iyi değil. Ama insanların içki içme özgürlüklerinin her zaman arkasında olacağım. İçkiyi kıçıyla içen insanlar var diye bir özgürlük kimsenin elinden alınamaz. Geçmişte bu ülkede sigarayı da kıçıyla içenler olmuş bir çok kişiye zarar vermişlerdir, bunu inkar etmiyorum ve özgürlüklerin toptan yok edilmesi yerine buna yönelik önlemler alınmasını talep ediyorum.  Sinemada Sigara Yasağı Sinema ve diğer sanat eserlerinde sigaranın sansürlenmesi hakkında da bir şeyler söylemek istiyorum. Sanat her zaman iyi şeylerden bahsetmez, insanın zaaflarını, kötülüklerini, zalimliğini ve kötü alışkınlıklarını da resmeder. Sanat her zaman özgür olmalıdır ki bu tür müdahalelerin sonu gelmeyecek ve sanata sansüre dönüşecektir. Yaygın görüş gibi o zaman cinayet, mafya filmlerindeki silahlara da müdahele edilsin demiyorum. Sanat sonuna kadar bağımsız olmalıdır. Gençlerin yanlış şeylere özenmesinin önüne sansürle değil, eğitimle geçilir. Belki bir hatadan geri dönmek adına "Yaşlı bakım evlerinde, ruh ve sinir hastalarının yatarak tedavi gördüğü sağlık birimlerinde, cezaevlerinde, şehirlerarası veya uluslararası yolcu taşıyan deniz araçlarının güvertelerinde ve otellerin belli odalarında’’ sigara içilebilmesi için özel alanlar oluşturulması kaydıyla sigara yasağı bir adım geri çekildi. Ardından da Danıştay, kahvehanelerde sigara içilmemesi yasağını Anayasa'ya aykırı bularak, bu konuda yasak getiren yasa hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurdu. Danıştay ''Tütün ürünlerini tüketmenin kişi özgürlüğü alanına girdiğine'' işaret ettiği kararıyla görüşlerimi destekler nitelikte. Danıştay karar metninde ''Genel sağlığın korunması amacıyla bağımlılıkla mücadele edilip, tütün ürünlerinin tüketiminin azaltılması yönünde yasal düzenleme yapılırken, söz konusu tüketimin, sonuçta kişi özgürlüğü alanına girdiği de göz önünde tutulmalıdır. Tütün ürünlerinin tüketiminde genel sağlığı korumak amacıyla uygulanacak yasak ve sınırlamaların, bir yandan kahvehane işleticilerinin çalışma özgürlükleri, bir yandan da tütün ürünlerini tüketenlerin kişisel özgürlükleri gözetilerek, ölçülülük ilkesine uygun biçimde belirlenmesi hukuki bir zorunluluktur." şeklinde sözler oldukça dikkat çekici.
Tarih: 22 Haziran 2010 Salı Okunma Sayısı: 1040
Yorumlar
Siz de bir şeyler yazın:
Yorum Yapın
|
Son Yazılar
Popüler Yazılar
Etiketler
occam'ın usturası, bilim, deney, mantık, evrim teorisi, darwin, öjeni, kapitalizm, öjenik, sosyal darwinizm, şaşırmak, şaşkınlık, güzellik, sanat, olasılık, tesadüf, entropi, evren, entropi ilkesi, termodinamik, kaos, düzen, paralel evrenler kuramı, gerici, yobaz, muhafazakar, irtica, tavus kuşu, kuşlar, tavus, eşeysel seçilim, sinema, oyun, 3d, oyuncu, icat, rpg, frp, internet aktivizmi, aktivist, protesto, eylem, sosyal ağlar, facebook miliyetçiliği, paylaşım, ay, luna, moon, uydu, dolunay, uzay, gökbilim, apollo, teknoloji, kronik hastalıklar, kronik ağrılar, ağrı, baş ağrısı, ağrı eşiği, müzik, nota, yazı, sigara yasağı, sigara, tütün yasağı, dumansız hava sahası, içki yasağı, uyku, rem, rüya, lucid dreaming, biyolojik saat, narkolepsi, insomnia, uyku süresi, uyku bozuklukları, m-teorisi, her şeyin teorisi, zaman yolculuğu, algı, algıda seçicilik, duyu, escher, antipatizan, blog
Tavsiyeler
|